yapikredi kredi karti borc sorgulama hgs yukleme ttnet fatura odeme

Çelik üreticilerinden demir fiyatlarında fırsatçılık iddialarına yanıt!

Çelik üreticilerinden demir fiyatlarında fırsatçılık iddialarına yanıt!
18 Ağustos 2017 16:53 Yorum yaz Çıktı al
Dünyada artan inşaat demiri fiyatlarının, Türkiye’de daha yüksek oranda artırıldığı iddiaları kesinlikle yanlıştır ve bu iddianın rakamlarla net bir şekilde ortaya konulması gerekmektedir.

Türkiye Çelik Üreticileri Derneğince (TÇÜD) dünyada artan inşaat demiri fiyatlarının, Türkiye'de daha yüksek oranda yükseltildiği iddialarının gerçeği yansıtmadığı bildirildi.

 

Dernek tarafından yapılan yazılı açıklamada, Türkiye'nin dünyanın en düşük fiyatlı inşaat demirinin satıldığı piyasalardan birisi konumunda olduğuna dikkat çekildi.

 

Dünyada artan inşaat demiri fiyatlarının, Türkiye'de daha yüksek oranda yükseltildiği iddialarının kesinlikle yanlış olduğu ve bunun rakamlarla net bir şekilde ortaya konulması gerektiği ifade edildi.

 

Girdi fiyatlarının dünya piyasalarında olduğu gibi Türkiye'de de aynı oranlarda artış gösterdiğine işaret edilerek, Türkiye iç piyasasında geçerli fiyatların oluşmasında, global piyasalardaki girdi maliyetleri ve arz-talep dengesi yanında, döviz kurlarının da etkili olduğu belirtildi.

 

İnşaat demirindeki fiyat artışları nedeniyle, sektörün büyük bir darboğazda kaldığı hususunun da gerçeği yansıtmadığı ifade edilerek, şunlar kaydedildi:

Türkiye Çelik Üreticileri, TÇÜD, Çelik üreticilerinden demir fiyatlarında fırsatçılık iddialarına yanıt, Dünyada artan inşaat demiri fiyatları, Dünyada artan inşaat demiri,

"Çelik fiyatları yüzde 30 yükselmiş olsa bile, toplam inşaat maliyeti içerisindeki inşaat demirinin payındaki artış, yüzde 1'in altında kalmaktadır. Kaldı ki, sosyal konut için geçerli olan bu oran, metrekaresi 10 bin lira civarında olan konutlarda binde 2 seviyesine gerilemekte, lüks konutlarda ise, binde 1'in de altına düşmektedir. Bir bardak suda fırtına kopartılmaya çalışılmakta, çelik sektörü üzerinden inşaat sektörünün farklı alanlardaki sıkıntıları çözülmeye çalışılmaktadır. Haziran ayında olduğu gibi, içerisinde bulunduğumuz aylarda da, yurtiçi piyasada inşaat demiri arzında herhangi bir sıkıntı söz konusu değildir. Ocak-Temmuz döneminde, inşaat demiri ihracatımız yüzde 17 oranında düşüş göstermiş ve üretim artan oranlarda iç piyasaya yönlendirilmiştir. Ancak göstergeler, iç piyasada tüketimin daralma eğilimi gösterdiğini ortaya koymaktadır. İnşaat sektörünün, 'Demirdeki KDV'nin yüzde 18'den geçici olarak sıfırlanması veya yüzde 9'a indirilmesi ve kamu müteahhitlerinin demirdeki fiyat artışından dolayı oluşan zararlarının fiyat farkı ödenerek giderilmesi' gibi talepleri, kamu ile görüşülmesi gereken ve kontratlara dahil edilmesi gereken hususlardır.

 

Emtia fiyatları yönlendirilemez

Hurdadan inşaat demiri üretimin kalitesiz ve maliyetli olduğu iddialarına ilişkin, "Bu konu sektör kuruluşlarınca yıllardır değerlendirilmekte ve en detaylı şekilde çalışılmaktadır. Demir cevheri kullanarak üretim yapan tesislerin kapasitesi 2005 yılından bu yana 4 misli artış göstererek, 12 milyon tonun üzerine çıkmıştır. Entegre tesis yatırımları milyar dolar mertebesinde yatırımlardır. Esasen cevherden üretim yapıyor olmak, daha ucuza satış yapabilmek anlamına gelmemektedir. Bugün Çin yüzde 94 oranında demir cevherinden üretim yapıyor olmasına rağmen, iç piyasa inşaat demiri fiyatları Türkiye'nin üzerindedir. İnşaat demirinin hangi ham maddeden üretildiği, fiyatında belirleyici bir etken değildir. Çelik üretimine milyarlarca dolar yatırım yapan üreticilerimiz bunun tercihini yapabilecek kabiliyettedir" değerlendirmesinde bulunuldu.

 

Dünyada belirlenen emtia fiyatlarının, yönlendirilmesinin mümkün olmadığı ifade edilerek, esas olanın girdi fiyatlarının maliyetlere en uygun şekilde yansıtılmasını mümkün kılacak mekanizmaların kurulması olduğu bildirildi.

 

Kamu müteahhitlerinin demirdeki fiyat artışından dolayı oluşan zararlarının fiyat farkı ödenerek giderilmesi yönündeki taleplerinin, konunun son 10 yıldan beri inşaat sektörünün sorunu olarak gündeme getiriliyor olmasına rağmen, halen bu sıkıntısını dengeleyecek bir mekanizmayı kuramamış olmasından kaynaklandığını ortaya koyduğu vurgulandı.

Sizde bir yorum yazın
E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN