Gayrimenkul firmalarının vizyonu ne zaman genişleyecek?

Gayrimenkul firmalarının vizyonu ne zaman genişleyecek?
30 Ağustos 2016 14:15 Yorum yaz Çıktı al
İnşaat ve gayrimenkul firmalarının sektör basınına uyguladığı ayrımcılık tepkiye neden olmaya başladı. Sektörel basın temsilcileri, “Gelecek dijital basında ama Türkiye’deki bazı firmalar bunu görmüyor. Üstelik ayrımcı uygulamalarla bizi birbirimizle karşı karşıya getiriyorlar” dedi.

Dinçer BİLGENER
dincerbilgener@
emlaklobisi.com

Türkiye ekonomisinin lokomotif sektörü inşaat ve gayrimenkulde şu sıralar kampanyalardan başka firmaların sektör basınına uyguladığı ayrımcılığın getirdiği sert rüzgarlar esiyor. Bazı inşaat ve gayrimenkul firmalarının, gerek basın açıklaması, gerek basın toplantısı, gerekse de medya satın almasında dijital mecraları kaale almaması, hatta daha da ileri giderek, dijital mecradaki kurumları dahi, hangi kritere göre yapıldığı anlaşılmaz bir biçimde ayırması, sektör basınının tepkisini çekmeye başladı.

 

“Firma sahipleri eski kafalı davranıyor”

Emlaklobisi.com’a konuşan sektör basınının önemli isimleri, bu durumun gayrimenkul sektöründeki fazı firmaların vizyonunun dar olmasından ve geleceğin bilişimde ve dijital mecralarda olduğunu görememesi ya da görmek istememesinden kaynaklandığını ifade etti. “Hem dünyada hem de Türkiye’de artık bazı gazeteler basılı yayını bırakıp dijital yayına geçmeye başladı. Ancak Türkiye’deki inşat ve gayrimenkul sektörünün bir kısmı bunu görmemekte ısrar ediyor ve hala basılı gazetelerden medet umuyor. Bu düşünce tarzıyla bir yere varmaları da mümkün değil” diyen sektör basını temsilcileri, “En basitinden, yeni bir ev arayan insanlar bile artık sahaya çıkmadan önce internetten araştırma yapıyor. Gazetelerdeki seri ilanlara ya da tam sayfa reklamlara bakan insan sayısı oldukça azaldı. Örneğin o gün gazetede ya da televizyonda yeni bir konut projesinin reklamı çıkmışsa, o projeyi geliştiren firmanın emlak haber sitelerindeki daha önceki haberlerinin tıklanma sayısı hızla artıyor. Ancak firma sahipleri bu konuda hala eski kafalı davranıyor. Hala basılı mecraları, özellikle de günlük gazeteleri tercih ediyorlar. Oysa bu günlük gazeteye verdikleri demeci en erken ertesi sabah görebilirler. Ancak internet sitesinde en fazla 1 saat sonra verdiği demeç yayımlanır. Üstelik artık etkisi de daha fazla olur” dediler.

 

“Emlak haber sitelerini de ayırmaya başladılar!”

Söz konusu ayrımcılığın en üst noktasının emlak sektörüne yönelik yayın yapan internet siteleri arasında da yapılması olduğunu ifade eden temsilciler, “Bazı basın davetleri ve bültenleri sadece belirli sitelere gidiyor. Diğer bazı sitelere bülten gitmesi istenmiyor, ya da davetlere gelmesi kabul görmüyor. Aslında bunu bir nebze anlayışla karşılamak da mümkün, zira hem internet sitesi kurmak çok kolay, hem de bu alanı istismar etmek için site açan da çok sayıda isim var. Emlak haber sitesi sayısı çok fazla evet; ancak yıllardır bu sektörün içinde olan, sektörü belki de sektör temsilcisinden daha iyi tanıyan bazı isimler de bazen kendi sitelerini açıyor ve bunlar da ayrımcılığa uğruyor. Evet site yeni olabilir ama başındaki isim yılların tecrübesine sahip. O ismi de küçük görmeye kalkmak en hafif tabirle ayıp kaçıyor” ifadelerini kullandı.

 

“Basının geleceği dijital mecrada”

Geçtiğimiz dönemlerde Radikal, Yeni Yüzyıl ve The Independent gibi gazetelerin basılı yayını bırakıp tamamen internet gazeteciliğine yöneldiğine dikkat çeken sektörel basın temsilcileri, “Gidişat tamamen bu yönde. Yakın gelecekte basılı gazete diye bir şeyin kalmayacağını tahmin ediyoruz. Elbette sektörümüzdeki dar vizyonlu yöneticiler de bu gidişatı fark edecekler ama fark ettikleri zaman kendileri için çok geç olabilir. Bir de şu var: Gazeteciliğe daha dün başlamış bir genç kardeşimizi sırf büyük bir gazeteden geliyor diye baştacı yapmak, tam aksine de, yıllardır gazetecilik yapan, fakat dijital alana geçmiş bir ismi küçümsemek çok nahoş bir davranış biçimi. Üstelik bu tutum, çoğunluğu gazetecilikten gelme arkadaşların oluşturduğu ve bizim kısaca ‘PR’ dediğimiz basın danışmanlığı alanını da zor durumda bırakıyor. PR’daki arkadaşlar büyük ölçüde bize hak veriyorlar, ancak onların da müşterilerin istekleri konusunda yapabilecekleri fazla bir şey yok. Ancak öneri ve rehberlik yapabilirler, ama o kadar. Son kararı her zaman firma yöneticileri veriyor. Onların da artık ufuklarını ve vizyonlarını genişletmeleri gerekiyor. Hem işler artık onların babaları zamanındaki gibi yürütülmüyor, hem de Türkiye’nin dünyaya açılan yüzü olan inşaat sektörünün dünyaya tanıtılmasında sıkıntılı süreçler yaşanabiliyor” diye konuştu.

Sizde bir yorum yazın
E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN