Madenci Arif Bey Yalısı

Madenci Arif Bey Yalısı nerededir? İstanbul’da Rumeli yakasında yer alan, Yeniköy Köybaşı Caddesi’ne 1900 tarihlerinde inşaatı yapılmıştır. Yalının mimarı ve kesin inşa tarihi tam olarak bilinmemektedir. Ama II. Meşrutiyet dönemine ait olduğunu tasarım yapısından anlaşılmaktadır.

Boğaziçi su yolu üzerinde gerek Osmanlı ve erken Cumhuriyet döneminde olağanüstü mimariye sahip yapılar inşaatı yapılmıştır. Küçük şekilde tasarlanmış olanlara yalı, daha büyüklerine büyükleri sahilhane, en büyüklerine sahil sarayları adı verilmiştir.

Yalıların bazıları yangınlar sebebiyle yıkılmış olan yalıların bazıları da mirasçıları tarafından satılmıştır. Bunun yerine son derece kötü görünümlü apartmanlar inşa edilmiştir. Günümüzde ayakta kalmış olan yalılar o dönemdeki yalıların sadece dörtte biri kadardır.

Mimari Tasarım

Yalı eklektik tarz kullanılarak tasarlanmıştır. Yapının pencere kısımları, saçakları, dış dekorasyonu hep batı tarzında olarak görülmektedir. Yalıyı inşa ettirmiş olan Madenci Arif Bey’dir. Arif Bey bu yalı tasarımını daha sonra ise Süreyya Bey’e satışını gerçekleştirmiştir. Bu nedenle bazı kitaplar üzerinde yalı Süreyya Bey yalısı adı ile bilinmektedir. Daha sonra ise yalı Dahiliye Nezareti Müdürü olarak görev almış olan Ali Haydar Bey aracılığı ile satın alınmıştır. Ali Haydar Bey özellikle antika ürünlere son derce meraklı bir kişi olarak biliniyordu. Onun zamanında ise yalı antikalarla bir müze haline dönüşmüştür. 1920 tarihinde yalı Sipahi Ocağı’na kiralanarak hizmet etmiştir. Sipahi Ocağı Yeniköy ilçesi üzerinde önemli bir sosyal kulüp olması nedeniyle Yeniköy’ün pek çok yalısı Sipahi Ocağı’na ev sahipliği gerçekleştirmiştir. Yalının her kat üzerinde bir balkon olmak üzere iki balkonu yer almaktadır. Bununla beraber yalının sol bölümünde ise bir seyir odası inşa edilmektedir. Yalının altında yer alan salon bir dönem gazino olarak hizmet etmiştir.

Benzer Haber  Trabzon Şehir Hastanesi

Batı mimari tarzı

Yapı giriş bölgesi ise kagir olarak yer alıp toplam üç katlı olarak bulunmaktadır. Yapının üst katları ahşap şeklinde tasarlanmıştır. 1900 yıllarında Madenci Arif Bey aracılığı ile inşa ettirilmiş olan batı mimari tarzında üretilen bu Yalı bir zamanlar Sipahi Ocağı tarafından kullanılmıştır. Yalının cephe bölgesinde ise altlı üstlü iki sıra halinde pencere dizisi yer almaktadır. Bu pencerelerden köşede bulunanlar ise dikdörtgen söveli yer almaktadır. Yanında bulunan ise ikiz pencere şeklinde yer almaktadır. Orta kısımda yer alan pencereler yuvarlak kemerli olarak yer alıp ikinci katın ortasına balkon şekilde yerleştirildi. Bu balkonun üst bölgesine rastlayan çatı katının uzantı kısmına küçük bir balkonu bulunmaktadır. Yalının tamamı geniş saçaklı ahşap çatılı olarak yer almaktadır.

İstanbul Madenci Arif bey yalısı tarihi eserler arasında yer alıp Süreyya bey yalısı adı ile bilinmektedir. Köybaşı caddesi üzerinde 157 nolu olarak bulunan yalı Dr. Rasim bey yalısı şeklinde bilinip, son sahibi ise eski Başbakanlardan Tansu Çillerdir. Bu yalının hemen yan bölgesinde ises Üstünkaya yalısı yer almaktadır. Yalı, Osmanlı zamanın yabancılara yalı yapma izni verildiği zaman ilk yalılar arasındadır. Zamanın Madenci Arif Bey’e ait olmasından dolayı bu adla alınmaktadır. Yalının ampir ve barok bir karışımı yer almaktadır. O zamanın mimarı yöntemi olarak bilinen ahşap bağdadi olarak inşa edilmektedir.  Madenci Arif Bey Yalısının iç süsleme alanları günümüze kadar çok iyi korunmuş bir şekilde ulaşmıştır. Yalı içi süslemeleri son derece özeldir.

Yorum Yazın