Güneşten Aldığı Güçle Kendi Enerjisini Üreten, Svart Otel

Güneşten Aldığı Güçle Kendi Enerjisini Üreten, Svart Otel doğası ile de büyülüyor! Dünyanın en soğuk ama en havalı oteli olmaya aday Svart Otel… Mimarinin enerji tüketimi üzerinde sandığımızdan çok daha fazla etkisi bulunuyor. İnşa edilecek yapının konumundan, mühendisliğine kadar her aşamasında enerji tüketimini iyi veya kötü yönde etkileyecek birçok ayrıntı var. Doğanın varlığını ve canlıların sağlığını korumak adına özen gösterilmesi gereken bir konu olan enerji tasarrufu için yapılan birçok önemli çalışma bulunuyor. Son zamanlarda yapımına başlanan ve yalnızca enerji sistemiyle değil konumu ve mimarisi ile de dikkatleri üzerine çeken bir otel. Norveç’te yer alan Svart Otel hakkında daha fazla bilgi almak için yazımızı inceleyebilirsiniz.

Bu rüya gibi otel, ödüllü Norveçli mimar atölyesi Snøhetta’nın projesi ve 2021’de bitirilmesi planlanıyor. Ancak Alaska’da değil, Norveç’in en büyük ikinci buzulu Svartisen’e inşa edilecek. Asplan Viak, Skanska ve Arctic Adventures of Norway ekibiyle işbirliğiyle hayata geçirilecek Svart Otel, dünyanın en soğuk ama en havalı oteli olacak. Svart, eski Norveç lisanında buzuldaki mavi suyu ve siyah kayaları hatırlatan siyah ve mavi anlamına geliyor.

Dünyanın ilk kendi enerjisini karşılayabilen oteli

Dünyanın ilk kendi enerjisini karşılayabilen otel, Kutup Dairesi’nden esinlenerek çizildiğinden daire şeklinde ve minimalist odaklı tasarlandı. 360 derecelik manzarası olan oteldeki odalar ve donanım da, gerekli zamanlarda en fazla güneş ışığını alabilmek için yapının dairesel yüzeyinde stratejik olarak konumlandırılacak. Şirket ayrıca jeotermal kaynakları ısı pompalarına ve güneş panellerine bağlı olarak kullanmayı planlıyor.

Svart, Kuzey Yarımküre’de yer alan, kutup iklimine sahip ülkelerden biri olan Norveç’te inşa edilecek bir otel… Norveçli bir tasarım ve mimari şirketi olan Snøhetta tarafından tasarlanan Svart binası bulunduğu bölgenin ilk pozitif enerji oteli olmak üzere tasarlandı.

Benzer Haber  Dünyanın En Büyük Havalimanları

%85 daha az enerji…

Benzer özelliklere sahip otellerden %85 daha az enerji harcayacak ve harcadığı enerji miktarından daha fazlasını üretebilecek. Norveç’te Almlifjellet Dağı kenarında yer alan bir buzul olan Svartisen, otel için isim kaynağı oldu. Çevresindeki koyu renkte buzulları ifade eden “svart” kelimesi Norveç dilinde “siyah” rengini ifade ediyor.

Bina tasarlanırken çeşitli stratejiler izlendi. Güneşin hareketleri yıl boyunca incelenerek kapsamlı bir haritası çıkarıldı. Bina, bölgenin güneş alan en uzun geceleri hesaba katıldığı için üzeri güneş panelleriyle kaplandı. Bu sayede normalden daha fazla elektrik üretebilecek. Çember şeklindeki binanın odaları güneş ışınlarını her daim alabileceği için elektrik tasarrufu da yapılmış olacak. Svart Otel, çevresinde bulunan muhteşem doğa, dağlar, buzullar, sessizlik ve en etkileyicisi de Kuzey ışıklarının görülebilmesi ile hayalleri süsleyen bir yer haline gelecek.

Güneşin daha alçak konumda olduğu kış aylarındaysa, otelin geniş camları sayesinde, güneşin doğal termal enerjisinden mümkün olduğunca fazla yararlanılıyor. Otelin inşasında ahşap kullanılması binanın çevresel etkisini en aza indirmeye yardımcı oluyor. Ayrıca inşaat çeliği ya da beton gibi fazlaca enerji tüketen materyallerin kullanımından olabildiğince uzak duruldu.

Ayrıca otelin çatısı karbon ayak izini daha da azaltan, temiz hidrolik enerjiyle üretilen güneş panelleriyle kaplı. Bölgede yaşanan uzun yaz gecelerinden ötürü, buradaki yıllık güneş enerjisi üretimi daha güneye doğru olan yerlerde üretilen enerjiden daha fazla oluyor. Otelin cepheleri, güneşin gökyüzünde yüksek konumda olduğu yaz mevsiminde güneşin etkisini azaltmayı sağlıyor. Böylece yapay soğutma sistemine ihtiyaç kalmıyor.

Yorum Yazın