İNDER Sektöre Yeni Bir Soluk Getiriyor

İNDER,  2018 senesinde ekonomik konjonktürü nedeniyle ulusal bir kimliğe büründü. Türkiye’deki tüm inşaatçılara 2019 yılında kapısını açmayı planlıyor. Sektöre yeni bir soluk getirecek ‘SPV’ sisteminin hayata geçmesi için dernek, çalışmalarına ağırlık veriyor.

Yılsonu değerlendirmesi için basın ile bir araya gelen İNDER Yönetim Kurulunun,  gerçekleştirdikleri  toplantıda açılış konuşmasını İNDER Yönetim Kurulu Başkanı Nazmi Durbakayım, yaptı. Türkiye, 24 Haziran seçimlerinden sonra yeni bir döneme girdiğini ve derneğin potansiyel gücünün ortaya çıktığını belirtti. İnşaat sektörünün dış güçlere karşı verdiği mücadelede ‘yekvücut’ olduğuna işaret etti. Başkan Nazmi Durbakayım,  “Türkiye’nin birçok şehrinden İstanbul İnşaatçılar Derneği olarak bilinen İNDER’i arayan meslektaşlarımız, aynı çatı altında mücadelemize destek vermek istediğini söyledi. Ülke genelini ilgilendiren İmar Barışı ve Afet Yasası gibi konularda da firmalarımız, derneğimizden destek istedi. İNDER’in ulusal bir vizyonda hizmet vermesinin gerekliliğini ortaya çıkardı.” olarak açıkladı.

Nazmi Durbakayım, gayrimenkul sektöründeki misyonunu 2019 yılında Türkiye sathına yayacaklarını açıklayan tüzük değişikliğine gidileceğini belirtti. İNDER isminin “İnşaatçılar Derneği” olarak değiştirileceğini söyledi. Ayrıca, Türkiye’nin her yerinden üye kaydedileceğini de belirtti.

Nazmi Durbakayım, İNDER’in kamusal hizmet deneyimi olduğunu hatırlattı ve konuyla ilgili olarak şu açıklamaları yaptı;

İnşaat sektörünün tek temsilcisi olarak, ilk kurulduğunda kamusal hizmet vermekle yükümlü kılındı. Özellikle sektörün içinde bulunduğu darboğazlarda demir ve çimento kıtlığı olduğu dönemlerde kamu tarafından düzenleyici yükümlülükler verildi. Ayrıca, (1972) inşatçıların bağ-kur’lu olabilmeleri için İNDER üyesi olması şart oldu. Bu gibi yetkilere sahip olan İNDER’in üyelerinin sayısı 8 bini aştı. İNDER’in üye kayıt defterlerini yenilemesi için yaptığı çalışma sonucunda 2006 yılında yüzde 90’nın üyeliklerini sildi. 2016 itibariyle sadece aktif 101 firma üyesiyle devam etme kararı aldı. Yurt genelinde yapılan yeni üyelerle birlikte 121 aktif üyeye ulaştı.”

İNDER 2019 yılında önemli hamleler yapacak

   

Başkan Durbakayım, 2019 yılında önemli hamleler yapılacağını vurguladı. “Mesela 2019 yılında  yeni bir proje üretip, sistemin hayata geçmesi için çalışmalarımızı arttıracağız. Hayata geçecek projelerin devamlılığını garantiye alacak ve son tüketici açısından mağduriyetleri ortadan kaldıracak yeni bir sistemin çatısını oluşturmak için yasal düzenlemeler için ilgili kurumlara rapor oluşturduk. Bu kapsamda projelerin uluslararası piyasalarda SPV (Special Purpose Vehicle) adı verilen iş ortaklığı veya ortak girişim benzeri “işe özel geçici şirketler’ altında geliştirilmesini öneriyoruz. Bu sistemde arsa sahipleri de bu şirketlerin hissedarları olacak. Proje finansmanının teminatı olarak da SPV şirketinin hisseleri finans şirketlerine (bankalara) rehin edilecek.” Açıklamasını yaptı.

İnşaat sektörü milli duruş sergiliyor

İNDER Yönetim Kurulu Başkanı Nazmi Durbakayım, 2018 için genel bir değerlendirme yaptı. 2018  yılına yasal değişiklikler ve finansal gelişmelerin damga vurduğunu söyledi. Kentsel dönüşüm yasası ve İstanbul imar yönetmeliğindeki değişiklikler ile imar barışının sektör gelişimine büyük katkı sağladığını belirtti.

Benzer Haber  İmar Barışı Detayları Belli Oldu!

Durbakayım, “KDV ve harçlarda süreli indirim, yabancıya satış için düzenleme (alt sınır düzenlemesi ve satış vaadi sözleşmesinin kapsama alınması), Emlak Konut GYO desteği ve İNDER öncülüğünde bir araya gelen derneklerle yapılan %20 indirim kampanyası, Çevre ve Şehircilik Bakanı Sayın Murat Kurum’un bizzat açıkladığı Türkiye’de Kazanç Vakti kampanyası, kamu bankalarının faiz indirim kampanyası, birikmiş mortgage kredilerinin 3 devlet bankası (vakıf ziraat halk toplam 3 milyar TL) VDMK vasıtasıyla 2.cil piyasalara arzı gibi finansal teşvikler sektörün ayakta kalmasını sağladı” şeklinde açıkladı.

2019, İnşaat Sektörü İçin Umut Olacak

Başkan Durbakayım, 2019 yılının inşaat sektörü için umut yılı olacağını ifade etti. Beklentilerini şu sözlerle açıkladı;

“2019’un konut kredi faizlerinin artışı nedeniyle ötelenen satışların devreye gireceğini, ekonomik belirsizlik nedeniyle bekletilen yeni projelerin hayata geçeceği bir yıl olacağını umuyoruz. Yabancı satışlarında yüksek beklentilerimiz mevcut. 2018 senesinde teşvik edilen yabancıların beklediği bir tek şey kaldı; O da ‘Müktesep Hak’. Yurtdışı satışlarda ise kesinlikle yeni rekor seviyelere çıkılacağını, ülkemize en az 15-20 milyar dolar dövizi girişi sağlanacağını öngörüyoruz. Yurtdışı satışın ihracat sayılmasıyla birlikte 50 bin üzeri satış ve 20-30 milyar dolarlık döviz girdisi ise önümüzdeki 3 yıllık hedef olarak belirledik.

Yurtiçi satışlarda yeni rekor beklentimiz, 2019 yılında da mevcut. Fakat bunun daha gerçekçi olması için bazı yasal düzenlemelere ve küçük bazda ekonomik iyileşmelere bağlı olduğunun da farkındayız.

2018 senesinde devreye giren önlemler paketi içindeki KDV ve tapu alım satım harçlarında yapılan geçici süreli indirimler, daha ziyade 2. El konut ve işyeri satışlarına faydalı olmakla beraber sektörümüzün rahat nefes almasında fayda sağladı. İsteğimiz, söz konusu teşvikin 2019 yılında sadece 1. El konut ve iş yerlerinde uygulanmasıdır.

Diğer taraftan önümüzdeki yıl inşaat sektöründe sürdürülebilir büyüme ve Türkiye ekonomisine sürekli destek sağlanması bekleniyorsa arsa, demir çimento gibi ana maliyet kalemlerinin makul ve mantıklı seviyelerde olması gerekir. Buna ek olarak konut alıcıların üzerindeki en önemli yük olan konut kredi faizlerinin de katlanılabilir seviyede olması kaçınılmazdır.”

Ticari kredi faiz oranlarında yaşanan gerilemenin konut kredi faiz oranlarında da yaşanması gerektiğinin altını çizen Nazmi Durbakayım yüzde 25 seviyelerindeki bireysel mevduat faizlerinin konut satışlarının önündeki en büyük engel olduğunu vurguladı.

“2018’in ortasından sonra yaşanan ekonomik darboğaz nedeniyle maliyet artışlarını fiyatlara yansıtmayan inşaatçılar, 2019’da yapacağı yeni projelere yeni fiyatlarla başlayacaktır” diyerek beklentilerini dile getiren Nazmi Durbakayım öngörülerine şöyle devam etti;

“Öngörümüz 2019’da fiyatların yüzde 25-35 seviyesinde artacağı yönünde. Diğer taraftan Kanal İstanbul gibi devasa bir proje ile birlikte, gerçekleşecek yeni projelerde yatay mimarinin ağırlık kazanacağını söyleyebiliriz. 2019’da sektörün gerçek dinamiklerine kavuşacağını umuyoruz. Bakanımız Sayın Murat Kurum’un altını çizdiği gibi 2019’da her önüne gelen inşaatçı olamayacak, her inşaatçı istediği projeyi istediği yere inşa edemeyecek. “

Benzer Haber  Konutta trendler nasıl değişiyor?

Yapısal sorunlar zamanında çözümlenmeli

 

İNDER Başkan Vekili Engin Keçeli, toplantıda gayrimenkul sektörünü değerlendirdi. 2010-2016 döneminde ciddi bir konut balonu olduğuna yönelik izlenim olduğunu belirtti. Engin Keçeli, son 3 yıldır sektörde yaşanan gelişmelerin, bu izlenimin doğruluğunu teyit ettiğine vurgu yaptı. Konut piyasasındaki arz talep dengesizliğinin balon oluşumunun temel nedeni olduğunu belirtti.

“Gelinen noktada konut üreticileri ve bankaların kısmi finansal başarısızlıklar yaşayacağı anlamına geliyor” şeklinde değerlendiren Keçeli, sektörün öz eleştiride bulunması gerektiğini ve işler iyi giderken yapısal sorunların düşünülmesi gerektiğini söyledi.

Engin Keçeli, sektördeki balon algısının en önemli nedenini, piyasanın ‘bankacılık, enerji, tütün’ gibi regüle edilmemesine bağladı.  Acilen bir denetim ve düzenleme mekanizması oluşturulması gerektiğine vurgu yaptı. Arsa, inşaat, finansman ve mülkiyet edinme ilişkisinin çok iyi kurgulanması ve proje başlamadan koordine edilmesi gerektiğini belirten Engin Keçeli konuşmasını şu şekilde sürdürdü “Konut geliştiricilerini piyasa ile baş başa bırakmak en doğru yaklaşım değil.

İstihdam açısından bakıldığında konut geliştirme faaliyeti, kamusal önemi olan bir faaliyettir. Diğer taraftan inşaatın çok sayıda sektörle ilişkili olması ve son yıllarda büyüme-istihdam dinamikleri üzerindeki etkinliğinin artması da çok önemli bir gerçektir. Bu kapsamda, en geç 2-3 yıl içinde tam olarak toparlanabilecek konut-inşaat sektörünü, bugün yaşadığı sorunlarla baş başa bırakmak doğru bir yaklaşım değildir. Hatırlanacağı gibi turizm sektörünün geçtiğimiz yıllarda yaşadığı kriz karşısında, devletin yaklaşımı destekleyici olmuş ve sektör tekrar altın çağına dönmüştür.”

Uzun dönemli bir plan çerçevesinde destek gerekiyor

Keçeli,  sektöre uzun dönemli bir plan çerçevesinde makul bir destek sağlanması gerektiğinin altını çizdi. Çözüm önerisini de şu şekilde dile getirdi: “Mevcut stoku belli bir finansal destek ile taşıyarak, fiyatlar istikrar kazanınca stokun elden çıkarılması için piyasa yapıcı bir faaliyet olarak da tasarlanabilir.”

Sektörün içindeki durumun pozitif anlamda faydalı olabileceğine de dikkat çeken Engin Keçeli “Bugünkü tabloyu, konut fiyatlarının piyasa koşullarında düzeltilmesi için olağan bir süreç olarak değerlendirmek de mümkün” yorumunu yaptı.

Konutun sıradan bir ürün olmadığının altını çizen Engin Keçeli “Dayanıklı bir mal olan konutun üretim/tüketim süreçleri nedeniyle kendine has özellikleri bulunmaktadır. Bu nedenle dayanıklı tüketim malı olan konutun bir özelliği de yatırım aracı olarak da kullanılmasıdır. Sermayenin geri dönüşü hızlı ve yüksek getirili ekonomik alanlara yönelmesi nedeniyle, geçtiğimiz on yılda konut piyasasında bir altına hücum dönemi yaşandığını hatırlattı. Keçeli, bu dönemin, orta-yüksek gelir grubunun yaşam kalitesini geliştireceğini belirtti. Aynı zamanda bir spekülasyon ve yüksek kazanç dönemi olarak da nitelendirilebileceğini belirtti.

Yorum Yazın